- 2 Mayıs 2024
- Otizm
Otizm Spektrum Bozuklukları
Otizm Spektrum Bozuklukları büyük oranda ailevi geçişi olan, erken çocukluk döneminde belirtilerin gözlendiği gelişimsel bozukluk kümesini tanımlar. Çok farklı klinik görünümleri olabilen bu bozuklukta çocuğun dil gelişimi akranlarına göre belirgin olarak gecikmiş olup karşılıklı etkileşimi son derece kısıtlıdır. Tekrarlayıcı hareketler, duyusal hassasiyet ya da duyusal az uyarılma gözlenebilmektedir. Otizm Spektrum Bozukluğu olan çocukların anne-babalarının sıklıkla çocuk 2-3 yaşlarındayken konuşma gecikmesi yakınmasıyla kliniğe başvurdukları görülmektedir. Ancak olguların önemli bir kısmında belirtilerin 1 yaş civarında dahi fark edilir olduğu bilinmektedir. Yaşamın ilk 3 yılında çocuklarda gözlenen iletişim ve ilişki problemlerinin tanınması ve vakit kaybedilmeden eğitsel müdahalelerin başlaması bu çocukların sağlıklı gelişimleri ve uyum sağlama becerileri açısından son derece önemlidir. Aileden alınan ayrıntılı öykü ve çocuğun davranışlarının gözlenmesine ek olarak 18-36 ay arasındaki çocuklarda gözlenen belirtilerin taranması amacıyla geliştirilen bir ölçek mevcuttur (M-CHAT). M-CHAT’in sorguladığı belirtilerden 6’sı “tanı gücü yüksek” olarak belirtilmiştir. Bu sorular:
- Çocuğunuz diğer çocuklarla ilgilenir mi?
- Çocuğunuz bir şeyin ilgisini çektiğini belirtmek için işaret parmağıyla gösterir mi?
- Çocuğunuz bazı şeyleri göstermek için size getirir mi?
- Çocuğunuz sizi taklit eder mi? (bye bye yapmak)
- Çocuğunuzu ismiyle çağırdığınızda size bakar mı?
- Çocuğunuza aynı odada bulunan bir eşyayı işaret ettiğinizde gösterdiğiniz eşyaya bakar mı?
1.5-3 yaş aralığındaki çocuklarda bu belirtilerden tek bir tanesinin varlığı halinde çocuğun Otizm Spektrum Bozuklukları yönünden risk taşıyıp taşımadığı Çocuk Psikiyatrisi uzman hekimi tarafından değerlendirilmelidir.
Bozukluğun erken dönemde tanınması ve eğitsel tedavilere başlanması, çocuğun konuşma düzeyinin nispeten iyi olması, zekâ geriliği ya da başka tıbbi durumların (ör. Epilepsi) eşlik etmemesi ve ailelerin tedaviye dahil olması iyi gidişat göstergeleridir. Bu noktada ebeveynlerin özel eğitim seansları dışında da eğitimde uygulanan teknikleri tekrar etmeye çalışması çok yararlı olacaktır. Ailelerin bozukluk hakkında bol bilgi sahibi olması, terimleri öğrenmesi, hekiminin ya da özel eğitim uzmanının önerdiği kaynaklardan araştırma yapması önemlidir. Benzer durumda çocuklara sahip anne-babalar ile tanışıp aile gruplarına katılmak rahatlatıcıdır. Bununla birlikte ailelerin sosyal ortamlara girmekten kaçınmaması, kendi ilgi alanlarına zaman ayırmayı ve otizmli olmayan çocuklarıyla kaliteli vakit geçirmeyi ihmal etmemeleri güç toplamaları açısından önerilir.
Otizmin temel belirtilerine iyi geldiği kanıtlanmış ilaç tedavilerinin bulunmayışı, otizmin süreğen doğası ve günümüz bilgi çağında alternatif yöntemler sunan kafa karıştırıcı paylaşımların bol olması aileleri alternatif yöntemleri kullanma ile ilgili motive kılmaktadır. Sık kullanılan yöntemlerden bazıları;
- Vitaminler: Gereksiz alınan vitaminlerin zararlı olduğu bilinmektedir. Beslenmesi sorunlu olan çocuklarda doktor kontrolünde verilebilir. Ancak yüksek doz C vitamini ya da Folik asit tedavilerinin otizm belirtilerine iyi geldiğini gösteren çalışma bulunmamaktadır.
- Diyet: Otizmli çocuklarda sindirim sistemi rahatsızlıklarının diğer gelişimsel bozukluğu olanlara göre daha fazla görülmesi, glütensiz ve kazeinsiz diyet uygulamalarını gündeme getirmiştir. Ancak bu diyetin otizm belirtilerine olumlu etkisine dair olgu bildirimleri dışında geniş örneklemli çalışmalara rastlanmamaktadır.
- Nörofeedback: Zararsız bir uygulama olarak görülmekte ancak etkinliğine dair güçlü kanıtlar bulunmamaktadır.
- Şelasyon: Kurşun şelasyonunun otizmde etkili olduğunu gösteren iyi yapılmış bir çalışma bulunmamaktadır.
Otizmin eğitsel tedavisine alternatif olarak öne çıkarılan, ailelerin bazen her şeyi denemiş olmak düşüncesiyle umut bağladığı bu yöntemler çocuğun özel eğitimden geri kalmasına neden olabildiği gibi, bir bölümü zarar verici uygulamalar olabilmektedir. Ailelerin etkinliğine dair çok zayıf kanıt bulunan bu uygulamalar yerine maddi-manevi kaynaklarını tasarruflu kullanmaları; zaman ve enerjilerini etkinliği kanıtlanmış eğitsel tedavilere yönlendirmeleri yararlarına olacaktır.
Uzm. Dr. Didem Ayyıldız
Çocuk ve Ergen Psikiyatristi
Kaynaklar
- Mukaddes, N. M. (2015). Yaşam boyu dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu ve eşlik eden durumlar. Nobel Tıp.
- Podgórska-Bednarz, J., & Perenc, L. (2021). Hyperbaric oxygen therapy for children and youth with autism spectrum disorder: a review. Brain Sciences, 11(7), 916.
- Coben, R., Linden, M., & Myers, T. E. (2010). Neurofeedback for autistic spectrum disorder: a review of the literature. Applied psychophysiology and biofeedback, 35(1), 83-105.
- Quan, L., Xu, X., Cui, Y., Han, H., Hendren, R. L., Zhao, L., & You, X. (2022). A systematic review and meta-analysis of the benefits of a gluten-free diet and/or casein-free diet for children with autism spectrum disorder. Nutrition reviews, 80(5), 1237-1246.
- Davis, T. N., O’Reilly, M., Kang, S., Lang, R., Rispoli, M., Sigafoos, J., … & Mulloy, A. (2013). Chelation treatment for autism spectrum disorders: A systematic review. Research in Autism Spectrum Disorders, 7(1), 49-55.